YABANCI - Çocuklarınızın Karakterini Kim Şekillendiriyor?

Ben doğmadan birkaç ay önce babam, Bursa’da bizim küçük kasabamıza gelen bir yabancı ile tanışmış. Babam, ilk gördüğü andan itibaren bu yabancıya hayran kalmış ve hemen bizimle yaşamaya davet etmiş. Yabancı, teklifi hemen kabul etmiş ve birkaç ay sonra da ben doğmuşum.

Büyüdüğümde, onun ailemizdeki yerinden hiç şüphe etmedim ve varlığını soruşturmadım. Benim küçük aklımda herkesin özel bir yeri vardı. Benden 5 yaş büyük olan ağabeyim Bill´i örnek alırdım. Ben de küçük kız kardeşim Fran´e ağabeylik yapardım. Annem ve babam birbirini tamamlayan öğretmenlerdi. Bana ahlaki değerleri, neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrettiler.  Masalcımız ise -yabancı- idi. En güzel masalları o yaratırdı. Maceralar, esrarengiz olaylar, komediler onun günlük konuşmalarıydı.  Her gece bütün aileyi büyülenmiş bir şekilde etkisi altına alırdı.

Politika, tarih yada bilim hakkında ne zaman bir şeyleri merak etsem, o hepsini bilirdi.  Geçmişi bilir, günümüzü anlar, geleceği tahmin eder gibiydi. Çizdiği resimler o kadar gerçekçi idi ki, onları seyrettikçe sık sık güler yada ağlardım.

O, bütün aileye karşı arkadaşçaydı. Babamı, Bill´i ve beni büyük bir beyzbol maçına ilk kez o götürdü. Bizi her zaman film seyretmeye teşvik ederdi ve hatta bizi bir sürü film yıldızı ile tanıştırdı.

Yabancı devamlı konuşurdu. Babam pek umursamazdı, fakat annem bazen sessizce kalkıp, bizi onun uzak diyarlar hakkındaki hikayeleri ile büyülenmiş halde bırakıp odasına çekilirdi. Merak ediyorum da, acaba hiç yabancının evimizden gitmesini istemiş miydi?

Tahmin edeceğiniz gibi, babam evi belli ahlaki değerlere göre yönetirdi. Fakat her nasılsa yabancı, kendisini bu değerlere uymak zorunda hissetmezdi. Örneğin; evde sadece bizim değil, arkadaşlarımızın ve yetişkinlerin de küfür etmesi yasaktı.  Fakat yabancı, sık sık benim kulaklarımı çınlatan ve babamı yerinde kıvrandıran küfürler ederdi. Gördüğüm kadarıyla, yabancının yaptıklarına hiçbir zaman karşı çıkılmadı.

Babam alkollü içecek içmezdi ve yemek pişirmek için bile eve alkol sokulmasına izin vermezdi. Fakat yabancı, bize hayatın diğer yanlarını da gösterdi ve bizi aydınlattı. Bize sık sık bira ve diğer alkollü içkilerden sundu.

Sigarayı lezzetli, puroyu erkekçe ve pipoyu da entellektüellikmiş gibi gösterdi. Özgürce konuşurdu, yorumları bazen açık seçik, bazen imalı ve genellikle de mahçup ediciydiler. Şimdi düşünüyorum da, kadın erkek ilişkisi hakkındaki ilk izlenimlerimi ondan edindim. Geriye dönüp baktığımda, sanırım yabancıdan daha fazla etkilenmemiş olmam bir mucize. Zaman geçtikçe yabancı anne ve babamın değerlerine daha fazla karşı çıkıyordu. Fakat yaptıklarına çok nadiren karşı çıkıldı ve evden ayrılması hiç istenmedi.

Yabancının evimize gelmesinin üzerinden 30 yıldan fazla zaman geçti. Artık, yabancı babama ilk yıllardaki kadar ilginç gelmiyor, fakat bugün babamların evine girecek olursanız, onu köşede durmuş kendisini dinleyecek, resimlerine bakacak birilerini beklerken görürsünüz. Adı mı? Biz ona kısaca "TV" derdik.

 

30-01-2021
Bu sayfa 356 defa ziyaret edildi.
Tüm Hakları Saklıdır. hsbgi.com 2016.
hsbgi.com